12 Nisan 2014 Cumartesi

TERRRBİYELİ TAVUK

     

-lütfen fotonun kusuruna bakmayın aceleye geldi;-)-

 Bugünün yemeğini sıcağı sıcağına paylaşayım dedim.  Aslında paylaşmayı düşündüğüm birçok şey var. İstanbul’a taşındığımızdan beri yaptığım ve hoşuna giden her şeyi fotoğrafladım, arşivimde tanıtılmayı bekliyorlar.
       Birkaç gün önce Bahadır’la konuşurken tavuk al da suyuna çorba yapayım falan dedim. O da dün parçalanmış halde bir tüm tavuk almış. Gelen tavuk parçaları beni uzun uzun düşünmeye sevk etti. Ben bu tavuklarla ne yapayım diye düşündüm durdum. Ayrıca yanında da pane harcı almış tavuk kızartması yapar mısın dedi, yapayım dedim. Dedim demesine ama daha önce sadece bir kez sote yapmak için tavukla tanışmıştık ve nasıl yapacağımı bilmiyordum.
        Sabah oturdum bilgisayarın başına tavuk kızartması nasıl yapılır, haşlaması nasıl yapılır, fırında nasıl yapılır iyi bir araştırdım. Araştırma kısmında sorun yoktu ama tavuğun başına geçince kendimden geçtim, bir türlü onun bir canlıyken şimdi ona dokunduğumu aklımdan çıkaramadım.  Elimi değdikçe hatta şimdi hatırladıkça bile ürperiyorum. Tavuklarımı tertemiz yıkadım, doğradım,  terbiyeledim ve dinlenmeye aldım. Onlar dinlenirken kalan kemikli kısımlarını düdüklü tencereye aldım ve haşladım. Onunla da tavuklu pilav yapmayı düşünüyorum.  
       Patateslerimi kızartmalık hazırladım, kızarttım, sonra da terbiyelenmiş olan tavuklarımı pane harcına bulayarak kızarttım. Gerçi pane harcım tavuklarımın ancak yarısına yetti, kalanını mısır unuyla buladım ama sonra mısır ununa buladıklarımın daha çıtır olduğunu fark ettim. Yani pane harcına gerek yok.
        Bu arada tavuk kızartmanın ipuçlarını da paylaşayım sizinle;-)
*yağımız süper kızgın olacak!

*kesinlikle harlı ateşte kızartmayacağız!