25 Eylül 2014 Perşembe

uyumayan çocuk nasıl olur

    Ey okuyucu bu yaziyi özellikle yazıyorum ki dünkü yazıma bakıp aa birde çocuk uyumuyor diyor ayol yatırtmıyormuş ki deme diye..
    Öncelikle dün bloguma yazımı girdiğim sıralarda eşim hihaho çocuk uyudu gece benim diyerek yataktan kalktı ben de onu sıkı sıkı tenbihledim. Televizyon açma, açarsan da sesini kıs falan diye Allah için eşim sözümü dinler. Tabi ki gidip tv açmadı, onun yerine tv den daha yakın olan pc yi açtı ve dizi izlemeye başladı, ben çocuğu sallıyorum uyanmasin diye o izliyor da izliyor sonunda dayanamadım kalktım vay efendim sen ne yapıyorsun demeye, demeye dedim de kız da uyandı sonra yeniden bir uyutma girişimi ama uyumayan bir çocuk,  üçü gördüm o uyusun diye beklerken uyumuşum sabahın erkeninde de ayaklandık. Yani anlayacağınız berbat bir gece geçirdim. Olsun bugun yine ayni taktikle sadece biraz daha geç geçtik yatak odamıza onu çeyrek geçe falan buçuga kadar mutlu mesut oynadık sonra hadi yat, niye yatmiyosun, nerde hata yapiyoruz, her cocuk mu boyle, kızım çekme saçımı, doktora gidecem, ısırma yeter, bağırma çocuğa, git git sensiz de uyuturumla biten bir bucuk saatin ardından tum organlarım iflas kararı alıyordu ki on ikide kızım uyudu...
    Yıldım mı yılmadım ey okuyucu o çocuk dokuz dokuz buçukta uyuyacak ama nasıl bilmiyorum eger ki biliyorsan ben denemeye hazırım.
   Ha unutmadan uykusuz anneler kulübü diye bir yere katıldım ama oradaki annelerin dertleri uyuduktan sonra gece üç beş yedi onyedi defa uyanan çocukları hepsine deliksiz geceler diliyorum ama Allah aşkına ben ne yapayım çocuğun uyuma saati iki buçuk uyanma sekiz dokuz arada kalan tüm gece boyunca da yarı uyanık hâlde emen ya da sallanan bir çocukla geçiriyorum geceyi. Gündüz uykusu mu o zaten bir saat ben şöyle iki bloga bakarken bitiyor....

23 Eylül 2014 Salı

naneli limonata

    Evet şaşırdınız biliyorum, soruyorsunuz kendinize bu kızın onikiden önce post girdiği görülmemiş hayırdır diye...Vallahi bende şaşkınım. Aylardir iki buçukta uyuyan kızımı an itibariyle uyutmuş bulunmaktayız. Saat 10:05 ve uyudu... Nasıl mı şöyle ki sabah onbire kadar yatmasına izin vermedim. öğlen üç buçukta zor da olsa uyuttum ve sürekli bugün dokuz buçukta yatacağız diye hatırlattım, dokuz buçukta mamasını yedirdik ve tv, pc ışık ne varsa kapattık biraz yatakta oynadık, hadi yatiyoruz dediğimde itiraz etmeden yattı ayağımda salladım tabi önce babaya yanımıza yatırdık ki uyku saati olduğuna ikna olsun 5 dakika içinde uyudu hâlâ ayağımdan bırakmaya korkuyorum ama olsun bayrama kadar böyle uyusun gidelim gelelim bayramdan sonra da yeniden odasına alışsın sonra ayağı da bırakırım.
   Neyse gelelim asıl konumuza evet limonata yaptım aslında iki defa ama biri fotoğraflanma fırsatı bulamadan hediye olarak gitti. Ikincisini aslinda limonlar kolay rendeleniyormuş diye dondurup yaptım ama dondurunca limonu sıkamıyoruz mecbur rondodan geçiyor ve limonu  o beyaz yerleri limonatayı acıtıyor. Neymiş rengi daha sari oluyormuş ben içine çay kaşığının ucuyla zerdecal attım sapsarı oldu.
    Gelelim nasıl yaptığıma efendim limonların kabuklarını rendeliyoruz ki kaç tane olduğu farketmez ve ben rende yapmayı hiç sevmem ve limonatayı akşam yaparım ki eşim rendelesin o kabukları. Kabuklar rendelenince biraz şeker biraz zerdecal ve ince kıyılmış naneyle iyice yoguruyoruz o arada limonlarda sıkılıyor ve bu karışıma ekleniyor üzerine de soğuk su ekliyoruz ki su özellikle soğuk olsun ki nanenin mentolu ortaya çıksın sonra tadina bakarak şeker su dengesi sağlanır. Ve tulbentten geçirilir, şimdi ben süzgeçten geçiririm diyen arkadaş olmuyor illa tulbent olacak.
     Önceden ben bu tulbent olayına uyuz olur hayatta yapmam ben öyle uğraştırıcı şeyler derdim olmuyormuş efendim onun ille de tulbent olması gerekiyormuş.
   Lafı baya uzattım buraya kadar okuyup tarifi alan arkadaşım mutlaka dene pişman olmazsın, beğenirsen gel yorum yap, beğenmez isen yine gel yorum yap, ve kızım için bir fikri olan senin önerini de denemeye hazırım:-)


21 Eylül 2014 Pazar

güneş ülkesinden gelen hediyelerim

    Uzun zamandır niyetlendigim postum şimdi karşınızda. ..
    Hepinizin bildiği üzere morlu mutfak bir hediye etkinliği düzenlemişti. Ve biz güneş ülkesinden ile eşleşmiştik. Hediyelerim geleli bir hafta falan oldu ama ben fotoğraflarını ancak ayarlayabildim. Gelelim hediyelerime:
 

ve hediyelerini o kadar güzel notlarla göndermiş ki açıkçası ben çok mahcup oldum. Bir şal göndermiş ki böyle sıcacık sarıp sarmalıyor...
O kadar tatlı kalemler göndermiş ki ben onları kullanmaya kıyamam...
Bir krem göndermiş ki eminim çok işime yarayacak. ..
Öyle güzel renklere sahip bardak altlıkları göndermiş ki bardaklarima cok yakisacaklar...
Ve bir kuş göndermiş ki koyacak yer bulamadım koyduğum her yer kuşun güzelliğine karşın soluk kaldı.
Ve son olarak bir çerçeve göndermiş ki direk yatak odamda yerini aldi...
unutmuşum bir de papatya kokulu hikayeler kitabi vardi ki okudum bitti bilr:-)

   Çok tesekkur ederim güneş ülkesi:-)

17 Eylül 2014 Çarşamba

17 eylül

   Eylül'ün on yedisi canımın, cananımın, herşeyimin doğum günü. ...
   Ablamın...
   Hayattaki ilk öğretmenimin, rehberimin, yol arkadaşımın doğduğu gün. ..
   O bire başladığında daha dört yaşındaki bana okulda öğrendiği fişleri öğretmeye çalışır,  bilemezsem kızardı:-) Ben hiç ondan eksik kalmayım isterdi demek ki.. Bunu o kadar çok istemiş ki gelin olurken ben de yaninda gelin oldum:-)
   Ben sekize giderken daha okul başlamadan bana oyle bir ders programı hazırlamıştı ki dersaneye gidenlerden com daha iyi bir seviyede başladım.
   Ve ben üniversite sınavına hazırlanırken hamileydim ve bana en büyük cesareti yine o verdi, dersaneye gitmem için cesaretlendirdi, yeri geldi kendi dersini bırakıp benim sorularıma baktı.
   En onemlisi bu blogu açmamı da o sağladı.
   Ablam bugün ayrıyız. Sanma ki bu ayrılık baki... Bir gün gelecek yine altlı üstlü komşu olacağız inşallah.
   Canım iyi ki doğmuşun iyi ki ablam olmuşsun....
   Iyi ki en iyi arkadaşım olmuşsun. ..
   Seni çok seviyorum cümlesi benim sana sevgim karşısında anlamsiz kalır emin ol...

11 Eylül 2014 Perşembe

11 eylül

    Bugün 11 eylül malum olayların yıldönümü... Bir terör olayı ve müslümanlara karşı değişen bakışlar. .. 11 eylüldeki malum olay zamaninda çocuktum o zaman babam kanada ya gitmek istiyordu bunun için yazışmalar yapıyordu ama müslüman olduğumuz için kabul edilmemiştik. Eğer gitmiş olsaydık kim bilir şimdi ne yapıyor olurduk....
     Neyse iki gündür bi işlerle meşgulum. Sizce ben ne yapiyorum :-)

7 Eylül 2014 Pazar

zeytin ezmeli

    Yine postlarım birikti. Kızım uyumuşken biraz post yazayım diyorum.
    Bu geçen haftadan kalma misafirimize yolluk yaptım yanında limonlu kekle birlikte. Sabah kalkar kalkmaz bunlarla uğraştığım için işim bittiğinde çok açtım hemen yemeye koyuldum o arada aceleyle çekilmiş bir fotoyla idare etmek zorundasınız.:-)

Pazar kahvaltısı 2

      Bugün pazar... Yani daha doğrusu pazardı. Biz pazar günlerini ufak bir gezme ve ev temizliğiyle geçer. Ama iyi bir kahvaltı olmazsa olmazımızdır. Kahvaltıya çok şey hazırlamıyorum çok yemiyoruz ama bol sohbetli bol zevkli geçiyor kahvaltımız...
      Merak etmeyin sabah sabah kek yemiyoruz o kek kalibindakiler pankekin fırında pişmiş hali yani pankek hamurunu hazırlıyoruz tek tek pişirmek yerine fırında topluca pişiriyoruz. Hafta içinde bir blogta gördüğümde sen dedim bizim pazar soframıza gelmelisin kırmadı geldi sağolsun:-)

3 Eylül 2014 Çarşamba

düğünde ben

      Daha önce bir kaç kez bahsetmiştim almak istedigim bir kiyafet, aldigim bir kiyafet , düğünde giyecegim kıyafet diye. Bu postumda sizinle o kıyafeti paylaşacağım.
       Düğün için kıyafet bakarken fatihte muhtaroglu-erolok mağazasında tam burda da yok diye çıkarken önce rengiyle dikkatimi çekti. Ablamla baktık, beğendik, fiyatini sorduk uçuk bir fiyatti. Tüm gün dolaştık ama onun gibi bir kıyafet bulamadik gün sonunda tekrar baktık tekrar beğendik ama fiyati düşündürüyordu. Bir türlü emin olamadık bir de ablamla aynı kiyafeti begenince hangimiz alırız ikimizde alsak nasıl olur diye düşüne düşüne tam bir ay geçirdik.  En sonunda benim cananim Sümeyye sen al ben vazgeciyorum dedi. Ben de aldım.
    Kıyafetim erolok markalı tasarım bir kıyafet... Çok severek aldım düğünde de zevkle giydim. Hala fiyati içime sinmese de bu harika şey artık benim:-)
fotoğraf düğünden sonra çekildiği için etraf dağınık ve evet biliyorum yüzümü daha mantıklı bir şekilde kapatabilirdim ama bu kadar becerdim kusura bakmayın :-)